Sosyal Medya Sosyolojisi


14 Ara, 2018
Kadir Arıkan

Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm fakat vakit bulamadığım bir konuydu sosyal medya sosyolojisi konusu. Blogu henüz yeni açmama rağmen aklımı kurcalayan bu terim üzerine ne yazık ki internette pek fazla bir şey yazılmamış. Detaylı olarak ele alacağım bu konunun henüz yeterli bir kaynak bulunmadığı için açıkçası mutluyum. Lafı uzatmadan bu terimin nereden ortaya çıktığını belirtelim.  Sosyal medya sosyolojisi ne anlama geliyor ?

Sosyal medya sosyolojisi bir bilim midir ?

Sosyal medya sosyolojisi henüz bir bilim olarak değerlendirilmese de bu bir bilim olarak önümüzdeki yıllarda sosyoloji kitaplarında sosyolojinin bir alt dalı olmayacağı anlamına gelmiyor. Tam anlamıyla salt bir bilim olacak potansiyele sahip olmasa da sosyolojinin bir alt bilim dalı olarak ortaya çıkabilir. Hatta yapısal olarak bu alt bilim dalı oluştu fakat farkına varılmasını bekliyor diyebilirim. Sosyal medya için sosyolojinin alt bir bilim dalı olduğunu söylemek çok iddialı olabilir fakat sosyoloji alanında aile sosyolojisi, siyaset sosyolojisi, hukuk sosyolojisi gibi kavramların yanına sosyal medya sosyolojisinin gelmesi içten bile değil.

Son yıllarda markaların, etnik ve mezhepsel grupların faaliyet alanına giren sosyal medya bu anlamda sosyolojinin bir alt bilim dalı olmasını oldukça hakediyor. Yakın örnekten bahsedecek olursak gezi parkı eylemlerinin örgütlenmesi ve büyük kitlelerin sokağa dökülmesi birçok etnik ve siyasal grubun sosyal medya üzerinden örgütlenmesi ile gerçekleşti. Bu örgütlenmenin birçok nedeni olabilir fakat odaklanmamız gereken örgütlenme aracı olarak sosyal medyanın aktif olarak kullanılmasıydı. Neredeyse bir iktidarı değiştirecek güce oluşan bu örgütlenme koca bir ülkenin yaklaşık bir ay boyunca kentlerin büyük meydanlarından ayrılmamaları ile sonuçlandı. Burada işin siyasal boyutu dışında örgütlenmenin sosyal medya dışından gerçekleşmesi ile bu kadar büyük bir kitleye ulaşma imkanı olabilir miydi? sorusu sorulmalı. Evet diyenleri nedense duyamıyorum.

Anlık bir tepki olarak çıkan küçük bir örgütlenme büyük bir sele dönüşmüştü. Peki şu an denense böyle bir örgütlenme sosyal medya üzerinden yaratılabilir mi sorusu aklınız gelmiştir. Tabi ki hayır belki de evet. Fakat dediğim gibi bizim konumuz siyaset sosyolojisi değil sosyal medya sosyolojisi ve sosyal medyayı kullanan kişi psikolojisi. Konumuzu daha fazla dağıtmadan sosyal medya sosyolojisi içerisine biraz daha yoğunlaşalım.

Facebook bünyesinde sosyologlar da çalıştıracak

Bu haberi okuduğumda nedense hiç şaşırmamıştım. Hatta acaba facebook, twitter, instagram gibi mecralar sosyologlarla çalışıyor mu diye düşünürdüm. Bir sosyolog adayı olarak bu beni açıkçası çok mutlu ve onure etti diyebilirim. Sosyoloji bölümüne başladığım zaman ve sosyal medya uzmanı olarak çalışmaya başladığım zamanlarda aç kalacaksın diyen çevreme karşı ikna olmaya başlamışken bu haberler beni baya bir sevindirdi. Sanki iki alanda çalışarak piyango vurdurmuş gibi hissettim. Gelelim facebook’un neden böyle bi hamle yaptığına. Aslında çok da şaşırmamak gerekiyor. Olması gereken bir hamlenin biraz gecikmiş hali. Dünyanın en büyük sosyal medya platformunun sosyologlarla çalışması kadar normal bir şey yok.

Facebook sosyologlarla nasıl çalışır kısmı ise işin en eğlenceli ve güzel kısmı. Bünyesinde barındıracağı sosyologların sosyal medya kullanan insanların (ki neredeyse yok denilecek kadar az) neleri beğenip paylaştığını ve sosyal medyada ne gibi kimliklere neden büründüklerini, sosyal medya topluluk ve sayfalarında nasıl hareket ettiklerinin analizini yapabilirler. Bu analizler büyük verilere ve istatistiklere dökülerek yapılacak güncellemelere ve yeni projelere yol açabilir. Bu veriler ve istatistikler, bir sosyal medya kuruluşu için altın değerindedir diye düşünüyorum. Hatta böylesine önemli sosyal medya kuruluşlarında danışman olarak bir kaç sosyoloğun çalışması da son derece önemli olacaktır.

Sosyal medya ve sosyoloji hangi bağlamlarda birleşiyor

Aslında bu soruların cevabını şu ana kadar verdik. Fakat aslolarak konuyu sosyal medya kullanımının insan davranışları ve psikolojisi  üzerine kurarsak daha anlaşılır olacaktır diye düşünüyorum. Örneğin yapılan bir araştırmaya göre sosyal medyanın insanlarda narsist kişilik bozukluğunu tetiklediği söyleniyor. Çok fazla beğenilmek ve yorum almak insanlar üzerinde özellikle de genç bireyler üzerinde aşırı derecede kendini beğenmişlik yarattığı gözlenmekte. Artık genç bireylerin yeteneklerinden ziyade kişisel güzelliklerini sergilemeleri üzerine kurulmuş sosyal medya profilleri bu profil sahiplerinde yüksek derecede narsist kişilik bozuklukları doğurmaktadır. Bu derece etkili olan sosyal medya ayrıca bireylerde yaratıcılığı da köreltmekte. Bunun nedeni olarak sürekli başka insanların paylaştığı paylaşımları paylaşarak ve beğenerek vakit geçirenlerde yaratıcılık zamanla yitirilmekte. Sosyal medya içerisinde üretim dışı sadece kullanıcı olmak ona bağımlı ve üretkenliği bitmiş bir toplum yaratıyor da diyebilirim. Bu bağlamda iyi örneklerimiz de var tabi. Çok iyi içeriğe sahip youtube kanalları, facebook paylaşım sayfaları ve son derece iyi mizah anlayışına sahip twitter fenomenlerimiz de bulunmakta. Bu örnekler de sosyal medyanın yetenekleri çok hızlı bir şekilde ortaya çıkardığını göstermekte. Toplumu bireyler üzerinden şekillendiren sosyal medya net bir şekilde sosyoloji bilimi ile ilintilidir diyebilirim artık.

Sonuç olarak

Sosyal medya sosyolojisi kavramı ciddi anlamda irdelenmesi ve ele alınması gereken bir konu olarak düşünüyorum. Son yıllarda kullanımı son derece artan ve toplumlar üzerinde psikolojik savaş yürütme gibi gizli bir silah durumunda olan sosyal medya kullanımı ciddiye alınması gereken bir bilim dalı olarak karşımıza çıkmalı. Özellikle sosyal medya uzmanlığı gibi bir mesleğin doğması ve henüz eğitim kurumlarında böyle bir alan olmaması son derece büyük bir eksiktir. Üniversitelerin sosyoloji bölümlerinde ders olarak verilmesi gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki yıllarda bu alanda son derece vasıflı personele ihtiyaç duyulacaktır ki zaten bir çok kurum artık sosyal medya uzmanı olarak ilanlar vermekte. Yani bu ihtiyaç zamanla fazlasıyla artacaktır.